<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>cagribeykantura &#187; Diyabette Acil Durumlar</title>
	<atom:link href="http://cagribeykantura1.wordpress.com/category/diyabette-acil-durumlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://cagribeykantura1.wordpress.com</link>
	<description>DIABET(SEKER)HASTALIGI</description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Feb 2007 10:48:47 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<cloud domain='cagribeykantura1.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://www.gravatar.com/blavatar/5d18ef51d5ac9bbf482ece00a5f59c16?s=96&#038;d=http://s.wordpress.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>cagribeykantura &#187; Diyabette Acil Durumlar</title>
		<link>http://cagribeykantura1.wordpress.com</link>
	</image>
			<item>
		<title>Diyabette Acil Durumlar</title>
		<link>http://cagribeykantura1.wordpress.com/2007/02/10/diyabette-acil-durumlar/</link>
		<comments>http://cagribeykantura1.wordpress.com/2007/02/10/diyabette-acil-durumlar/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 10 Feb 2007 14:27:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>cagribey</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyabette Acil Durumlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://cagribeykantura1.wordpress.com/2007/02/10/diyabette-acil-durumlar/</guid>
		<description><![CDATA[               Yüksek veya düşük kan şekerleri ile zaman zaman uğraşmak diyabetli                bir hasta için yaşamın bir gerçeğidir. Tip 1 diyabetik hastalarda      [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=cagribeykantura1.wordpress.com&blog=765514&post=39&subd=cagribeykantura1&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p>               Yüksek veya düşük kan şekerleri ile zaman zaman uğraşmak diyabetli                bir hasta için yaşamın bir gerçeğidir. Tip 1 diyabetik hastalarda                kan şekerleri daha büyük dalgalanmalar göstermek eğilimindedir.                Bununla birlikte tüm diyabetik hastalar bazı acil durumlarla karşılaşabileceklerini                bilmelidirler. Bu nedenle böyle durumları nasıl tanıyabileceklerini                ve ne yapacaklarını bilmek zorundadırlar. Sizi izleyen sağlık ekibinden                bunları öğrenmeli ve aileniz, arkadaşlarınız ve işyerinizdeki insanlara                da öğretmelisiniz. Evde sık yapılan kan şekeri ölçümü pek çok acil                durumu henüz oluşmadan önler. Diyabetli bir hastada en çok rastlanan                acil durum hipoglisemi veya düşük kan şekerleri Tip 1 diyabetli                bir hastada diyabetik ketoasidoza (DKA), Tip 2 diyabetli bir hastada                ise hiperglisemik hiperosmolar nonketotik sendroma (HHNS) yol açabilir.                Tip 1 diyabetik bir hastada HHNS, Tip 2 diyabetik bir hastada ise                DKA seyrek olarak görülür. Her iki durum da uygun biçimde tedavi                edilmezlerse koma, şok, solunum bozukluğu ve ölüme götürebilir.</p>
<p><span class="kucukbaslik3">Hipoglisemi<br />
</span>Hipoglisemi insülin veya hap kullanan hastaların sıklıkla alışık              olduğu bir durumdur. Kan şekerinin olması gerekenden daha düşük olması              anlamına gelir. Hipoglisemik reaksiyonun başlangıcında baş dönmesi,              terleme ve baygınlık hissedebilirsiniz. Eğer uygun önlemler alınmazsa              bilinç kaybı ve kasılmalar görülebilir. Tip 1 diyabetik hastalar ortalama              haftada bir veya iki hipoglisemi atağı geçirirler. Tip 2 diyabetiklerde              hipoglisemi çok daha seyrektir. Hipoglisemi genellikle injekte edilen              insülin etkisinin istenenden daha fazla olması ile meydana gelir.              Diyabetik olmayan insanlarda vücut insülin salınımını kan şekeri çok              düşmeden durdurur. Ancak diyabetik insanlarda insülin dışarıdan injekte              edildiği için böyle bir kontrol mekanizması yoktur. Şeker düşük de              olsa insülin emilmeye devam eder.</p>
<p>Başka bir sebep te injekte edilen insülinin emilim ve kullanımının              aynı insanda bile farklı zamanlarda değişiklik göstermesidir. Hergün              aynı dozlarda insülin injekte ettiğiniz veya hap kullandığınız halde              bazı günler şekeriniz düşebilir. Vücudunuzun ne kadar insüline gereksinim              duyduğu pekçok faktöre bağlı olarak değişebilir.</p>
<p>Bunlar:<br />
- Ne kadar gıda aldığınız<br />
- Ne çeşit yemek yediğiniz<br />
- Ne kadar egzersiz yaptığınız<br />
- İnsülin veya haplarla egzersiz arasındaki zaman ilişkisi<br />
- İnsülin injekte ettiğiniz bölge<br />
- Başka hastalığınız olup olmadığı<br />
- Stres altında olup olmadığınızdır.</p>
<p>Ne kadar uğraşırsanız uğraşın tüm bu faktörleri sürekli kontrol altında              tutamazsınız. Hipoglisemi genellikle yemeklerden önce, ağır bir egzersiz              sırasında veya sonrasında, veya insülin etkisinin en üst noktaya çıktığı              saatlerde görülür. Bazen gece uyku sırasında da hipoglisemiye girilebilir.</p>
<p>Bir hastanın hipogliseminin belirtilerini öğrenmesi ve tanıması büyük              önem taşır. Her hastada hipoglisemi sırasında hissedilen belirtiler              farklı olabilir. Bu nedenle hastalar hipogliseminin kendilerinde ne              gibi belirtiler oluşturduğunu öğrenmelidirler. Bunula birlikte hipoglisemi              olduğundan emin olmanın tek yolu kan şekerini ölçmektir. Bu nedenle              titreme, sinirlilik, terleme, uyuşukluk, çarpıntı, konsantrasyon güçlüğü,              başağrısı, baş dönmesi, yüz ve dudaklarda karıncalanma, açlık ve gerginlik              hissedildiğinde mutlaka kan şekeri ölçülmelidir. Bu belirtiler günün              herhangi bir saatinde görülebilir. Hatta geceyarısı kabus görerek              uyanmak bile hipogliseminin bir belirtisi olabilir.</p>
<p>Her kişide hipoglisemi değişik belirtiler yaratabilir. Tüm belirtilerin              aynı hastada aynı anda görülmesi olanaksızdır. Bazı belirtiler örneğin              sinirlilik titreme, açlık, başdönmesi erken uyarı belirtileri olarak              adlandırılırlar. Bunlar otonom belirtilerdir; çünkü hipoglisemi merkezi              sinir sisteminin otonom sinir sistemi denen bölümünü uyarır. Otonom              sinir sistemi vücudumuzun biz düşünmek zorunda kalmadan yaptığı pek              çok işlevi düzenler; örneğin kan damarlarının açılıp kapanması, kalp              atış hızı, solunum kontrolü gibi. Hipogliseminin bazı belirtileri              ise beynin uzun süre düşük kan şekeri ile karşı karşıya kalması sonucu              ortaya çıkar. Bunlar sinirlilik, öfke, üzüntü, koordinasyon bozukluğu,              bulanık görmedir. Bazı durumlarda arkadaşınızla tartıştığınız için              mi yoksa hipoglisemiden dolayı mı sinirli olduğunuzu anlamayabilirsiniz.              En iyisi kan şekerinizi ölçmenizdir.</p>
<p>Bazı diyabetiklerde ve özellikle hastalığı uzun süreden beri var olanlarda              yaklaşmakta olan hipoglisemiyi gösteren belirtiler farkedilememeye              başlayabilir. Buna hipoglisemiyi farkedememe sendromu adı verilir.              Böyle hastalarda hiçbir ön belirti olmadan ağır bir hipoglisemik reaksiyon              gelişebilir. Kan şekerini çok iyi ve normal sınırlara yakın tutmaya              çalışan hastalarda hipoglisemiye daha sık rastlanır. Çok sık hipoglisemiye              girmek ve hipoglisemiyi farkedememe sendromuna yol açabilir. Bu da              daha ağır hipoglisemi ataklarını davet eder. Bu nedenle sık kan şekeri              ölçümü yapmak yoğun insülin tedavisinin ve hipoglisemiyi farkedememe              sendromu tedavisinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Hipoglisemi belirtileri              bize hipoglisemiyi tanımamızda çok yardımcı olur. Ancak aynı belirtiler              bazen hipoglisemi olmadan başka durumlarda da görülebilir. Eğer kan              şekerinizi ölçüp gerçekten hipoglisemide olup olmadığınızı kesin olarak              anlamadan hipoglisemiyi tedavi etmeye karar verirseniz kendinize daha              çok zarar verebilirsiniz. Kitaplarda hipoglisemi kan şekerinin 50              mg/dl&#8217;nin altına düşmesi olarak tanımlansa da pek çok hastada bu düzeyde              ve hatta daha düşük kan şekeri değerlerinde herhangi bir belirti olmayabilir.              Bazıları ise kan şekeri 50 mg/dl&#8217;den daha yüksekken hipoglisemi belirtilerini              algılayabilirler. Bu nedenle doktorunuzla hangi kan şekeri değerlerinde              hipoglisemi tedavisi uygulayacağınızı tartışmalı ve öğrenmelisiniz.              Zamanla hangi değerin sizin için düşük olduğunu öğreneceksiniz.<br />
<span class="kucukbaslik3"><a title="2" name="2"></a>Hipoglisemi tedavisi</span><br />
Eğer hipoglisemide olduğunuzdan kuşkulanıyorsanız yapacağınız ilk              şey kan şekerinizi ölçmektir. Sizi izleyen sağlık ekibinin hangi düzeyin              altında hipoglisemi tedavisi uygulayacağınızı öğrenmelisiniz. Ancak              her zaman kan şekerinizi ölçme olanağı bulamayabilirsiniz. Örneğin              kan şekeri ölçme cihazınız yanınızda olmayabilir. Bu durumda tedavi              uygulamadan eve gitmeyi sakın düşünmeyin. Hele eve kadar otomobil              kullanmanız gerekiyorsa. Belirtileri hemen tedavi edin.</p>
<p>Eğer hipoglisemideyseniz sindirim sisteminizden kısa sürede emilecek              şekerleri yemeniz veya içmeniz gerekir. Bu şekerli gıdaları sınırsız              yiyebileceğiniz anlamına gelmez. Hipoglisemiyi tedavi ederken çok              yüksek kan şekeri düzeylerine yol açmamalısınız. Yiyip içebileceğiniz              pek çok kısa etkili şeker alternatifi bulunmaktadır. Hipogliseyi cikolata              ile tedavi etmeyin. Çikolatanın içindeki yüksek miktardaki yağ şekerin              emilimini yavaşlatır.<br />
Hipoglisemi tedavisinde en iyisi yanınızda tartılmış (10-15 gr) paketlenmiş              şeker taşımaktır. kesme şeker veya eczanelerde satılan glukoz tabletleri              de güvenle kullanılabilir. 2-5 adet glukoz tableti sizi kısa sürede              hipoglisemiden çıkaracaktır. Şekeri aldıktan 15 dakika sonra tekrar              kan şekerinizi ölçmelisiniz. Kan şekeri hala düşükse aynı dozda şekeri              tekrar almalısınız. Eğer en yakın yemeğiniz veya ara öğününüz ilk              yarım saat içinde değilse bir ara öğünü almalısınız. Bilinç kaybına              yol açan hipoglisemiye ağır hipoglisemi denir. Eğer hipogliseminin              ilk belirtileri önemsenmez ve tedavi edilmezse veya doğrudan ağır              hipoglisemi gelişebilir. Bu durum beynin şekersiz kalmasına bağlı              olarak ortaya çıkar. Ağır hipoglisemi gerçekten çok acil bir tıbbi              durumdur. Ağır hipoglisemi için yapılabilecek en iyi şey alınacak              önlemlerle ortaya çıkışını önlemektir. Eğer hipogliseminin ilk belirtileri              ciddiye alınır ve uygun şekilde tedavi edilirse ağır hipoglisemilerin              büyük bölümü önlenebilir, Bu nedenle belirtiler ortaya çıktığında              nerede iseniz ve ne zaman olursa olsun tedavi etmelisiniz. Aileniz,              arkadaşlarınız ve işyerinizdekilere de hipoglisemi belirtileri ve              tedavisini öğretmelisiniz.</p>
<p>Bazı hastalar hipoglisemi atağı sırasında çok sinirli ve aksi olabilir.              Tedavi ve yardım girişimlerini engelleyebilirler. Etrafınızdakiler              buna kulak asmamalı ve tedavi ve yardım konusunda ısrarcı olmalıdırlar.              Böylece sizi komadan ve hastaneye gitmekten kurtarabilirler.</p>
<p>Eğer bilinciniz hipoglisemiye bağlı olarak kapandıysa herhangi birşey              yiyip içemezsiniz. Bu durumda bir başkası tedaviyi üstlenmelidir.              Bilinci kapalı hipoglisemik bir hastada yapılacak en güvenli şey bir              başkası tarafından injekte edilecek glukagondur.<br />
Glukagon pankreas tarafından üretilen ve karaciğerden kana şeker salınımını              uyaran bir hormondur. Ayrıca insülin salınımını da baskılar. Glukagon              karaciğerinde depo şeker bulunmayan insanlarda işe yaramaz. Bunlar              uzun süreli açlık veya hipoglisemiye maruz kalanlar ve alkoliklerdir.</p>
<p>Özellikle eğer hipoglisemiye eğilimli bir insansanız yakınınızdakilerin              glukagon injeksiyonu hakkında bilgi sahibi olmasını sağlayınız. Glukagon              genelikle reçeteyle alınabilen bir kit şeklinde satılmaktadır. Kitte              şırıngaya çekilmiş sulandırma sıvısı ve glukagon flakonu bulunmaktadır.              Bu şekilde genellikle bir yıl saklanabilir. Eğer glukagon ve sulandırma              sıvısı karıştırılırsa 48 saat buzdolabında olmak kaydıyla saklanabilir.</p>
<p>Glukagon bulantı ve kusma yapabilir. Bu nedenle injeksiyondan sonra              başınız mide seviyenizin üzerinde olmalıdır. Hipoglisemideki hastalar              genellikle glukagona 5-20 dakikada yanıt verilir. Bilinç açılınca              biraz sıvı alınmalı ve bir ara öğün yenmelidir. Eğer ilk injeksiyona              yanıt vermiyorsa injeksiyon tekrarlanmalı ve profesyonel yardım istenmelidir.</p>
<p>Eğer ağır hipoglisemi geçirdiyseniz sizi izleyen sağlık ekibinin bundan              haberdar olması gerekir. Aynı şekilde hafif ama sık hipoglisemiler              de ekibe bildirilmelidir. Böylece birlikte diyet, insülin ve egzersiz              planında gerekli değişiklikler yapılabilir. Diyabetli hastaların mutlaka              hastalıklarını belirten bir kolye, bilezik vs. aksesuar takmaları              ya da bunu gösteren bir kimlik taşımaları gerekir.</p>
<p><span class="kucukbaslik3">Gebelik ve hipoglisemi</span><br />
Gebe hastalarda bebek ve annenin sağlığı bakımından kan şekeri olabildiğince              diyabetik olmayan bir kişinin değerlerine yakın tutulmaya çalışılır              ve hipoglisemiyi farkedememe sendromu yaşayabilirler. Bu nedenlerde              gebelerde hafif ve orta derecede hipoglisemiler daha sık görülür.              Bu da gebelikte kan şekeri izlenmesinin önemini daha da artırır. 60              mg/dl&#8217;nin altındaki kan şekeri değerleri tedavi edilmelidir.</p>
<p>Bebekler anne rahminde hiperglisemi, yüksek keton düzeyleri ve kan              şekeri oynamalarından, hipoglisemiye oranla daha çok zarar görürler.              Bu nedenle gebelerde glukagon yapmak gerekiyorsa önce yarım doz yapılır              10 dakika içinde yanıt alınamazsa kalan miktar da injekte edilir.              Bunun için de etrafınızdakilerin sizin gibi olduğunuzu ve hipoglisemi              durumunda ne yapacaklarını biliyor olması gerekir.</p>
<p><span class="kucukbaslik3">Egzersiz ve hipoglisemi<br />
</span>Egzersiz kan şekerini düşürür, bu nedenle egzersiz sırasında              ve sonrasında hipoglisemi açısından fazladan dikkatli olmanız gerekir.              Özellikle yalnızken çok ağır egzersizlerden kaçının. Egzersiz için              başkalarının etrafta olduğu jimnastik salonları veya havuzları tercih              edin. Eğer koşacak veya bisiklete binecekseniz yanınızda bir arkadaşınızın              olması iyi olur. Egzersizden önce ara öğün almayı unutmayın.</p>
<p>Egzersiz sırasında kan şekerinizin düşmeye başladığını hissederseniz              hemen durun.. Sakın &#8216;Bir tur daha atayım&#8217; veya &#8216;5 dakika daha devam              edeyim&#8217; diye düşünmeyin. Eğer egzersize devam etmek istiyorsanız bir              ara öğün alıp 15 dakikalık dinlenmeden sonra tekrar başlayabilirsiniz.              Eğer bunu yapmazsanız kan şekeriniz kısa sürede tekrar düşecektir.              Yapılan çalışmalarda egzersizin hipoglisemi riskinin 4-10 saat sonra              egzersiz sırasındakinden bile daha fazla olduğunu göstermiştir. Bu              nedenle egzersizden sonra da kan şekerinizi ölçmeye devam edin.</p>
<p><span class="kucukbaslik3">Cinsel ilişki ve hipoglisemi</span><br />
Eğer egzersiz sırasında kan şekeriniz düşme eğilimindeyse ve / veya              gece hipoglisemileriniz oluyorsa cinsel ilişki sırasında kan şekerinizin              düşme olasılığı daha da yüksektir. Bu nedenle cinsel ilişki öncesi              ve sonrasında insülin dozunuzu ayarlamak ve ara öğün almak gerekebilir.              Ayrıca alkollü olduğunuzda cinsel ilişki hipoglisemi riskini artıracaktır.<br />
<span class="kucukbaslik3"><a title="6" name="6"></a>Kalp hastalığı ve hipoglisemi<br />
</span>Hipoglisemi kalbinizin her zamankinden daha hızlı atmasına              neden olacaktır. Bu durum altta yatan bir kalp hastalığınız varsa              diğer insanlara göre sizde daha önemli olabilir. Doktorunuzla bu konuda              konuşun. Doktorunuz kan şekerlerinizin hafifçe yüksek olmasını hipoglisemiye              tercih eder.</p>
<p><span class="kucukbaslik3">Alkol ve hipoglisemi</span><br />
Alkol kan şekerini düşürür. Normalde kan şekeriniz düştüğünde karaciğerinizde              depolanmış olan nişasta şekere dönüşerek kana verilir. Bu durumunuzu              geçici olarak düzeltir ve hipoglisemiyi tedavi etmeniz için size zaman              kazandırır. Alkol karaciğerdeki bu işlemi engelleyerek ağır hipoglisemilere              neden olabilir.</p>
<p><span class="kucukbaslik3">Şafak olayı</span><br />
Vücudunuzda sabahları sizi uyandıran ve güne başlamanızı sağlayan              enerjiyi veren bir mekanizma bulunmaktadır. Bu büyüme hormonunun etkisiyle              olmaktadır. Büyüme hormonu insülinin etkisini bastırır ve kan şekerinizin              sabah saat 4 ile 8 arasında yüksek çıkmasına sebep olabilir. Buna              şafak olayı denir. Sabah açlık şekerlerinizin yüksek olmasının sebebi              olabilir. Yapılması gereken gece insülin dozunun yükseltilmesidir.</p>
<p><span class="kucukbaslik3">Hiperglisemik komalar</span><br />
Kan şekerinizin uzun süre yüksek gitmesi zaman içinde diyabetin komplikasyonlarının              ortaya çıkmasına neden olur. Bunun yanında kan şekerinin kısa süreli              de olsa tehlikeli düzeylere çıkması yaşamı tehdit eden bir koma tablosuna              ve ölüme sebep olabilir. Hipoglisemide olduğu gibi hiperglisemik komada              da hastanın bunun belirtilerini bilip erken önlem alması son derece              önemlidir. En iyisi böyle tablolar hiç oluşmadan önlenmesidir.</p>
<p><span class="kucukbaslik3">Diyabetik ketoasidoz</span><br />
Vücudunuzda gerekenden az insülin olması kan şekerinizin yükselmesine              yol açar. Diyabetik ketoasidoz (DKA) diyabetin son derece ciddi ve              önemli ve aynı zamanda önlenebilir bir akut yani kısa süreli komplikasyonudur.              Genellikle yüksek kan şekerlerinin önemsenmeyip ihmal edilmesi sonucu              görülür. DKA vucutta yeterince insülin olmadığı zaman ortaya çıkar              ve olguların çok büyük çoğunluğu Tip 1 diyabetiklerdir.</p>
<p>DKA&#8217;un başlangıcı çok basit ve görünürde masum olabilir. Örneğin bir              insülin dozu atlanır veya insülin etkisini yitirmiş olabilir. Bu beklenmedik              kan şekeri yüksekliği eğer kan şekeri ölçülüp te saptanmamışsa sizi              koma, şok, solunum güçlüğü ve ölüme kadar götürebilir. Küçük çocuklarda              DKA sırasında ayrıca beyin şişmesi (beyin ödemi) görülebilir. DKA              Tip 1 diyabetli hastalarda hastaya tanı konulup insülin başlamsından              önce görülebilir, bu durumda hastalığın ilk ortaya çıkış seklidir.              Tedavi başladıktan kısa süre sonra da ortadan kalkar.</p>
<p>DKA genellikle iki sebepten dolayı görülür.<br />
Birincisi herhangi bir sebeple insülin injeksiyonunun yapılamaması<br />
ikincisi ise eşlik eden hastalıktır.</p>
<p>Psikolojik ve sosyal baskılar bazan hastaları insülin yapmamaya zorlayabilir.              Özellikle buluğ çağı civarındaki gençler insülin yapacak ve kan şekeri              ölçecek sorumluluğa sahip olmayabilir. Ya da insülin injeksiyonlarını              yapmayarak hastalığa karşı kendilerince bir isyan veya savaş başlatabilirler.              Aynı şekilde duygusal veya zihinsel olarak problemli yetişkinler de              tedavilerini uygulamayabilirler ve böylece DKA&#8217;un davet edebilirler.</p>
<p>Eğer vücutta yeterince insülin yoksa kaslarınız kendileri için gerekli              olan şekeri hücre içine alamazlar. Bu nedenle enerji gereksinimi vücutta              depolanmış olan yağların yıkılması ile sağlanmaya çalışılır. Keton              cisimleri (ketonlar) yağ yakılması sırasında oluşan ürünlerdir. Eğer              keton üretimi onların idrarla atılma kapasitesini aşarsa kanda birikirler.              Ketonlar asit yapısındadırlar ve kanda birikmeleri zararlı etkiler              yapar. Aynı zamanda kan şekeri de yükseldiğinden idrarla şeker atılımı              da artar. Artan idrar şekeri beraberinde suyun da idrarla atılmasına              sebep olur. Vücut susuz kalır. Eğer vücudunuzdaki su azalmış ve kanda              ketonlar bulunuyorsa siz DKA&#8217;dasınız demektir.</p>
<p>Bazı günler kendinizi hasta hisseder ve yemek yiyemeyebilirsiniz.              Bu nedenle &#8216;Bugün insülin yapmayayım&#8217; diye düşünebilirsiniz. Bu yapabileceğiniz              en kötü davranıştır. Herhangi birşey yemeseniz de vücudunuzun insüline              gereksinimi vardır. hatta böyle hasta olduğunuz günlerde vücudunuzun              gereksinim duyduğu insülin miktarı artabilir. Yani tam tersi insülin              dozunu artırmanız gerekebilir.</p>
<p>Hasta olduğunuz günlerde daha sık kan şekeri ve idrar ketonu bakmalısınız.              Kendinizi daha iyi hissedene dek bu ikisini 4 saatte bir tekrarlayın.              Bulantı olduğunda kan şekeriniz yüksek olmasa bile idrar ketonuna              bakın.</p>
<p>İdrarınızda eser (çok küçük) miktarda keton varsa bu genellikle pek              önemli değildir. Diyabetli olmayan bir kişinin bile hasta olduğunda              idrarında keton çıkabilir. Eğer idrarınızda orta ve yüksek düzeyde              keton varsa hemen sizi izleyen sağlık ekibine haber verin. Bu durumda              büyük olasılıkla fazladan insülin injeksiyonu yapmanız gerekecektir.              Eğer ketonlar hemen azalmaz ve bulantı kusma ortaya çıkarsa acil yardıma              gereksiniminiz vardır. Bu durumda genellikle size bakacak birine de              gereksiniminiz vardır.<br />
DKA ortaya çıkmadan önce pek çok uyarıcı belirtiler görülebilir. En              önemlisi eğer kan şekeriniz düzenli olarak ölçüyorsanız yüksek kan              şekerini (&gt;250 mg/dl) gözden kaçırmaz ve gerekli önlemlere DKA&#8217;u önleyebilirsiniz.              DKA&#8217;un diğer belirtileri iştahsızlık, karın ağrısı, kusma ve midede              rahatsızlık hissi, bulanık görme, deride sıcaklık, kuruma ve kızarıklık,              solunum güçlüğü, halsizlik, uyku hali, solukta elma kokusuna benzer              bir koku, susuzluk, ağız kuruluğu ve sık idrara çıkmadır.</p>
<p>DKA oluştuğunda;<br />
- İnsülin dozunu artırmalı ve ek olarak sık aralıklarla kısa etkili              insülin yapmalısınız. Bunun şekli ve dozları konusunda sağlık ekibinize              danışınız.<br />
- Kaybettiğiniz suyu yerine koymak için cok fazla sıvı almalısınız.              Bu sıvı su, soda veya şekersiz herhangi bir içecek olabilir. Sıvı              günlük 4-5 litrenin altında olmamalıdır.<br />
- Geçici bir dönem için dinlenme konumunda kalın ve egzersiz yapmayın.</p>
<p>Evde alacağınız bu önlemlerle durumunuzda düzelme olmaz veya kötüleşme              olursa hemen hastaneye başvurunuz.</p>
<p><span class="kucukbaslik3">Hiperglisemik hiperosmolar              nonketotik sendrom (HHNS)</span><br />
Tip 2 diyabetik hastaların kan şekerleri Tip 1&#8242;lere oranla çok daha              az oynamalar gösterme eğilimindedir. Bununla birlikte Tip 2 diyabetiklerde              de uzun süreli ve farkına varılamayan kan şekeri yükseklikleri olabilir.              Bu da komplikasyonlara zemin hazırlar. Düzenli kan şekeri kontrolü              ile yüksek şeker düzeyleri farkedilip tedavi edilirse bu komplikasyonlar              önlenmiş olur.</p>
<p>Tip 2 diyabetik hastalarda da akut (kısa süreli) hiperglisemiler görülebilir              ve bu durum yaşamı tehdit edebilecek ağırlıkta olabilir. Tip 2 diyabetiklerdeki              yüksek kan şekeri genellikle keton oluşumuna yol açmaz ancak kan şekeri              600-1.000 mg/dl gibi çok yüksek düzeylere çıkabilir. Bu derecede yüksek              kan şekeri komaya yol açabilir.</p>
<p>HHNS genellikle sadece Tip 2 diyabetli hastalarda görülür. Bunların              çoğunluğu insülin kullanmayan yani diyet ve haplarla tedavi edilen              insanlardır. HHNS görülen Tip 2 diyabetiklerin üçte biri hastalığına              daha önce tanı konulmamış insanlardır. Büyük bölümü ise hastalığa              tanı konulmuş ancak hastanın tedaviyi ihmal ettiği veya umursamadığı              olgulardır. HHNS stres, alkol, tedavi edilmemiş infeksiyonlar, idrar              söktürücü ilaçlar (diüretikler) veya inme tarafından ortaya çıkarılabilir.              Ayrıca yaşlı hareketli kısıtlı, kendine bakamayan insanlarda düşük              sıvı alımına bağlı HHNS daha sık görülür.</p>
<p>HHNS&#8217;de kan şekeri zaman içinde yükselir, bu idrarla sıvı kaybına              neden olur ve vücut susuz kalır. Bu olay günler ve haftalar içinde              meydana gelir. Aşırı su kaybı hastayı bir bardak su içemeyecek ve              tuvalete gidemeyecek duruma getirir. Kanın yoğunluğu su içeriğinin              azalması ve aşırı derecede yüksek şekere bağlı olarak artar. Sonunda              kasılmalar, koma ve ölüm görülebilir.</p>
<p>HHNS ile ilgili uyarıcı belirtiler kuru ve buruşuk bir dil, aşırı              susuzluk (tablo ilerledikçe bu yanıltıcı olarak azalabilir), uyku              hali ve bilinç bozukluğu, sıcak ama kuru ve tersiz bir deridir. Eğer              kan şekerinin 350 mmg/dl&#8217;nin üzerinde ise hemen sağlık ekibinizi arayın,              eğer 500 mg/dl&#8217;nin üzerindeyse hemen hastaneye başvurunuz.</p>
<p>Eğer günde iki kez bile olsa kan şekerinizi kontrol ediyorsanız yüksek              kan şekeri değerlerini erkenden farkedebilir ve HHNS ortaya çıkmadan              önleyebilirsiniz. Eğer eşlik eden başka bir hastalık varsa kan şekeriniz              daha da yükselebileceğinden günde en az 4 ölçüm yapmalısınız. Ayrıca              çok bol miktarda kafein ve alkol içermeyen içecekler almanız da çok              önemlidir. Eğer insülin kullanmıyorsanız bile bu dönemde insülin kullanmanız              gereklidir. Eşlik eden hastalıklar dışında bazı ilaçlar (diüretik,              kortizon, beta blokerler) periton diyalizi ve damardan beslenme sıvıları              kan şekerinizi çok yükselterek HHNS&#8217;a sebep olabilir. HHNS gelişen              Tip 2 diyabetik hastalar önemli bir bölümünün de bakımevlerinde yaşadığı              unutulmamalıdır.</p>
<img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/categories/cagribeykantura1.wordpress.com/39/" /> <img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/tags/cagribeykantura1.wordpress.com/39/" /> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/cagribeykantura1.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/cagribeykantura1.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/cagribeykantura1.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/cagribeykantura1.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/cagribeykantura1.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/cagribeykantura1.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/cagribeykantura1.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/cagribeykantura1.wordpress.com/39/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/cagribeykantura1.wordpress.com/39/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/cagribeykantura1.wordpress.com/39/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=cagribeykantura1.wordpress.com&blog=765514&post=39&subd=cagribeykantura1&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://cagribeykantura1.wordpress.com/2007/02/10/diyabette-acil-durumlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/cba9b3d6593c59f99c66c84788bb7894?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">cagribey</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>